Eksik Bir Şey mi Var?


    Yalnızca bir şeyler... Bir şeyler eksik, bir şeyler yanlış sanki. Böylesine eksikliklerin içerisinde seçtiğim patikanın sonundaki cılız aydınlık yahut "Tanrı'nın eli" eskisi kadar cezbedici gelmiyor sadece.

    Yalnızca bir şeyler, bir şeyler eksik. Zihnimdeki sonsuz boşluğu dolduramıyorum. Asırlar öncesinde açılmaya başlayan gedik gitgide büyüyor ve benim elimden hiçbir şey gelmiyor. Acizliktir yaşadığım. Bir isyan, bir başkaldırı, bir kontrol eksikliği değildir hissettiklerim.

    İstediğim, her şeyin bir anda düzelmesi değil; aksine güzel şeylerin sakince yaşanması. Sihirli bir değnekle tüm rayların önüme dizilmesi değil, lokomotifimi güzelleştirmektir tüm niyetim. Hayat denen koskoca tren raylarından bir yol seçmek; upuzun, ucu ufka dayanan bu yolda güzel manzaralar izlemektir.

    Bu dünya kimseye kalmış değil, kimimdir ben ki böylesi küstah bir istekte bulunayım? Sonsuz boşlukta savrulup giden mavi kadifedeki yaldız zerresindeki bir zerrenin sözleridir bunlar. Ruh taşıyan bir molekülün iç döküşüdür bu. Böylesi aciz bir varlığın, mutluluk gibi kutsal bir duyguyu mütemadiyen istemesi bir küstahlıktan ibarettir.

    Önümdeki raylara bile söz geçiremezken nasıl paha biçebilirim yaşadığım şeylere? Her şey güzel, her şey kaba; herkes iyi niyetli, herkes gaddar bu dünyada. Karanlıktır ışığı yaratan. Yolun sonundaki ışık hüzmelerinin değeri yolculukta belirlenir her daim. Zifiri karanlık tünellerden bir bir geçmedikçe nasıl aydınlığa kavuşur bir insan?

    Derdim karanlıkla değil; hüzünle, melankoliyle, yalnızlıkla değildir derdim. Hepsiyle yıllardır dostum ben. Yalnızca...

    Eksikliktir derdim. Mütemadiyen "tam" hissetmememdir. Bir türlü pişmemekledir derdim. Ne vakit yeni yolculuklara kucak açsam, beraberinde o dostlarımı getirir o uçsuz raylar.

    Eksikliktir derdim. Hiç bitmeyen ve bitmeyecek gibi görünen gediktir kapanmayan. Ne vakit koca koca taşlarla kapasam, bir yolunu bulup filizlenen eksikliktir derdim.

    Yalnızca bir şeyler, bir şeyler eksik. Peki ya; aydınlığa açılıyorsa, koca koca taşları delip geçen masum bir yeşillikse o gedik?

    Ya o gediğe borçluysam yaşama gailemi? O gedik değil midir, aydınlığa ulaştıracak olan, beni?

Yorumlar

Popüler Yayınlar